Bu bölümde gerek öğrenci gerekse öğretmen olarak yaşanan eğitim ve öğretimle ilgili anıları paylaşmak istiyorum. İyi ya da kötü, anılar bizi biz yapar ve hepsinden bir şeyler öğreniriz …
1. anı: İstanbul Kız Lisesi orta kısmına devam ediyordum. Okuldan çıkışta Sultanahmet meydanına gider Turistlerle konuşmaya can atardım. Bunlardan bazılarını eve davet eder onlara ne kadar misafirperver olduğumuzu gösterirdim (bir memur çocuğu olarak). Günlerden bir gün bir Alman turisti eve davet ettim. Arkadaşlarla birlikte eve gittik. Arkadaşlarla turiste bir şeyler hazırladık. Çat pat konuşmaya çalıştık. O sırada yere bir şey döküldü hemen içeri koşup tahta bezini aldım ve yeri silmeye başladım. Turist, “Size yardım edebilir miyim?” Deyince ben “Hayır, lütfen!” dedim. O da bana “please or thanks?”deyince yanlış yaptığımı anladım. Ricalar kabul edildiği zaman; “evet, lütfen” anlamına gelen “Yes, please”, reddedildiğinde ise “Hayır, teşekkürler” anlamına gelen “No, thanks” denildiğini öğrendik.
2. anı: ATATÜRK Eğitim Enstitüsü’nün (şimdi orada Marmara Üniversitesi var) son sınıfında okurken Üsküdar Kız Lisesi’ne staja gitmiştik. Bir arkadaşımız sıfatlarla ilgili ders anlatıyor, öğretmenlerimizle birlikte dinliyorduk. Arkadaş bir ara resimler çıkardı. Biri beyaz diğeri siyah çok sevimli kedi resimleriydi. Ne diyeceğini beklerken ağzından çıkan sözlere şok olduk. Beyaz kediyi gösterip:
“It is clean” (temiz) diğerine ise “It is dirty” (pis) diyordu.
Incoming search terms:
- ingilizce anilar
- ingilizce bir anı
- ingilizce anı
- ingilizce anı yazıları
- ingilizce anı yazısı
- ingizce anılar
- ingilizce kısa deneyim anısı
- ingilizce deneyimler anılar
- ingilizce deneyimler
- ingilizce deneyim yazıları

